Aranan Kelime
Teklif Talebi
Hakkımızda

Consulta, 1989 yılından bu yana, kurumların stratejik çözüm ortağı olarak, Bağımsız Denetim, Vergi Denetimi, Mali Müşavirlik, Yönetim Danışmanlığı ve Kurumsal Finans Danışmanlığı alanlarında beş ayrı şirket şeklinde örgütlenmiş ve alanlarında uzmanlaşmış profesyonel ekibi ile birlikte kendi merkez binasında hizmet sunmaktadır. Ayrıca 2011 yılında faaliyetlerini başlatan Consulta Business Training ile birlikte, kurumların ve bireylerin ihtiyaçlarını giderici eğitim, seminer ve konferanslarla bütünsel faaliyetlerde bulunmaktadır. Kurulduğu günden bu yana Consulta, hedeflediği sektör ve konularda, güçlü ve güvenilir bir referans olmaya özen ve önem göstermiş olup bünyesinde bulundurduğu yetenekli fikir liderleriyle, sahip olduğu tecrübeler ve global uygulamaların desteği sayesinde, müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini karşılayıcı çözümler sunmaktadır.

Yetenek ve bilginin  doğru zamanda ihtiyaç sahipleri ile buluşmasının öneminin farkındayız. Bu nedenle başarının salt bilgi ile değil, öncelikli olarak ihtiyaçların doğru tespit edilmesi ile sağlanabileceğini bilmekteyiz. Dolayısıyla Consulta olarak önem verdiğimiz alan; şahıs ve kurumsal işletmeler hangi alanda bizden hizmet alacaklarsa, ihtiyaç ve gereksinimlerini şeffaf bir şekilde tespit etmek, ardından kurduğumuz açık iletişimle güven sağlamak, zaman planlaması yapılmış net hedefler belirlemek ve tarafların süreç boyunca karşılaşabilecekleri değişimlerde onların yanında bulunarak esnekçe ihtiyaçlarına uyum sağlamak, önem verdiğimiz konuların başında gelmektedir.

Consulta, INAA Group’un (International Network of Accounts and Auditors) Türkiye’deki tek temsilcisi ve Ortadoğu sorumlusudur. INAA Group, 54 ülkede 68’den fazla firma ile örgütlenmiş, 2014 yılında dünya çapında top 30 Denetim ve Vergi İletişim Ağı arasında konumlanmış, uluslararası bağımsız denetim ve vergi danışmanlığı hizmeti sunan en etkin profesyonel ağlardan biri olarak kabul edilmektedir. Consulta, dünyanın tüm ülkelerinden benzer iş deneyimlerini paylaşabilme, uluslar arası kaynaklara erişebilme ve hizmet verebilme imkanı ile her sektörde güncel ihtiyaçlara çözüm olabilmektedir.

Consulta aynı zamanda global bir düşünce kuruluşu ve yönetim danışmanlığı firması olan, Dünya’da 20’ye yakın ülkede var olan The European House Ambrosetti’nin Türkiye’deki tek temsilcisidir. Ambrosetti 2014’de Dünya çapındaki en başarılı Think Tankler arasında, Avrupa’da dördüncü, dünya sıralamasında on altıncı olarak konumlanmıştır. Ambrosetti, üst düzey yöneticilere eğitim vermenin yanı sıra devlet başkanları, nobel sahipleri, dünyaca ünlü iş adamları için düzenlediği, Intelligence on the World, Europe and Italy, CEO Club gibi seminer ve konferanslarla tanınmaktadır.

Adabas-Natural, ARIS, Alfabet, Apama, Terracotta ve webmethods ürün ailelerinin rehberliğinde, bugün 14 farklı pazar kategorisinde dünya lideri konumunda olan Software AG ile Süreç Modelleme ve Analiz Aracı olan “ARIS”’in Türkiye’deki danışmanlık, eğitim ve uygulama ortağıdır.

Brandsim, simülasyon ve veri madenciliği teknolojilerini kullanarak marka ve pazarlama danışmanlığı veren, pazar araştırmasından alınan verilerle analiz ve hedefleme yaparak markalar için doğru stratejiler oluşturan bir danışmanlık firmasıdır. Brandsim, Consulta bünyesinde bilim ve teknolojiyi,  iç görü ve deneyimle birleştirerek firmaların satış hacmini arttırmalarına yardımcı olmaktadır.

Consulta, şahıs işletmelerinden kurumsal şirketlere, uluslararası şirketlerden holdinglere kadar farklı sektörlerde geniş bir müşteri portföyüne sahiptir. Consulta, geçmişinden bugüne portföyüne her sene yeni müşteriler ekleyerek, tüm küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelere aynı kalitede hizmet anlayışını sunmaktadır. Consulta'nın son yıllardaki hızlı büyümesi, sunduğu hizmetin kalitesine, giderek artan dinamik ve rekabetçi pazarda başarılarını büyüyerek sürdüren müşterilerimize olumlu yönde yansımaktadır.

İnsan Kaynakları Yönetimi
Yüksek performans, ancak kurumun tüm kaynaklarının etkin bir şekilde kullanımı ile sağlanabilmektedir
Simülasyonla Marka Stratejisi
Brandsim simülasyon ve veri madenciliği teknolojilerini kullanarak marka ve pazarlama danışmanlığı veren,
SoftwareAG'den Haberler
Haberler
Operasyonel Gelişim Eğitimleri
Başarılı şirketler müşteri bağlılığını ve çalışan bağlılığını üst düzeyde sağlayabilen, hissedar değerini yükselten, sürdürülebilir ve güçlü finansal yapıya sahip, operasyonel olarak verimli ve etkin çalışabilen ve büyümeyi yönetebilen şirketlerdir.
Siz Hala Süreçlerinizi Modellemediniz mi?
Soruya cevap vermeden önce “İş Süreci” kavramının neyi ifade ettiğini doğru tespit etmeliyiz. Faaliyetlerinin sonucunda bir değer yaratmayı amaçlayan operasyonlara “İş” denir. Günümüzün rekabetçi koşullarında bu iş kalite, sürekli gelişim, sürdürülebilirlik gibi hedeflerin ağırlığı ile karmaşık ve yönetimi zor bir yapı haline gelmiştir.
Pazarlamanın Teknoloji ile Arası Neden Kötü?

Aşağıdaki önermelerden katıldıklarınızı işaretleyiniz.

  1. Pazarlama bir bilim değildir. Bir sanattır.
  2. Bilimsel yaklaşımla, gözlem ve deneyle pazarlama yapılamaz.
  3. Pazarlama bir harcama kalemidir, pazarlama yatırımı değil, pazarlama masrafı yapılır
  4. Yaratıcı insanlar teknoloji kullanmazlar, teknoloji ilhamı kaçırır
  5. Pazarlama ile teknoloji buluşamaz, buluşsaydı bizden önceki nesiller kullanırdı (örneğin bizim patron)
  6. Reklamcım bilgisayar kullanmayı biliyor, bende office dosyalarını açabiliyorum, bu kadar teknoloji yeter

Eğer yukarıdakilerin bir tanesine bile katılıyorsanız aşağıdaki paragrafı okuyun: İtiraf etmemiz gereken bir durum var: Pazarlama çok da ciddi bir iş gibi gözükmüyor. Fikrim var iştahı muhasebe ya da depo yönetimi hakkında gösterilmezken iş pazarlamaya gelince herkes uzman kesiliyor. Bu durumun kısmen nedeni pazarlamanın “soft” bir iş olarak görülmesi. Pazarlamanın içinden bilimselliği attığınızda ne kalıyorsa onunla iş yapmaya çalışmak, pazarlamayı herkesin ahkâm kesebileceği bir iş haline getiriyor. Pazarlama bilgisini “kişinin ilhamıyla” tanımlanmak bu işi herkesin yapabileceği hissini uyandırıyor. Hâlbuki pazarlama stratejisi oluşturmak bir bilimdir. Sanat kısmı taktik uygulamada işe yarayabilir. Strateji kısıtlı kaynakları en yüksek etkiyi yapabileceğiniz noktada harcamaktır. Bu kararı alabilmenin “uzman bilgisiyle” bir ilgisi olabilir mi?

Şimdi gelin şu soruların yanıtlarını düşünelim:

  1. Fiyatları indirmeden pazar payımı nasıl arttırabilirim?
  2. 10 katım büyüklüğündeki bir rakiple nasıl başa çıkabilirim?
  3. Rakip karşısında nasıl bir “artı değer” yaratabilirim?
  4. Nasıl başarılı olabilecek ürünler geliştirebilirim?
  5. Pazarda değişen ihtiyaçları ve önem noktalarını nasıl bilebilirim?
  6. Risklerden ve fırsatlardan nasıl haberdar olabilirim?

Bütün bu soruların cevapları aslında daha büyük bir soruya bağlanıyor.

- Daha çok satmayı ve kar marjımı düşürmemeyi nasıl başarabilirim?

Cevap bulmak için aşağıdaki adımları tercih edebilirsiniz:

  1. Gözlem: Pazar ve tüketici verisi edinin
  2. Teori: Veriyi tüketici / müşteri davranışlarını açıklayan bir teoriye dönüştürün
  3. Tahmin: Teoriyi kullanarak “tüketici davranışlarına” ilişkin tahminlerde bulunun
  4. Test: Teorinizi test edin – araştırma / simülasyon / test satışı
  5. Karar: Sonuçlar ışığında teoriyi modifiye edin ya da aynı tutun
  6. Aksiyon: Gerekiyorsa modifiye edilmiş teori ile 3cü adıma geri dönün ya da teoriyi hayata geçirin

 

Örnek vermek gerekirse:

  1. Gözlem: Sağlıklı gıdalara ilgi büyük şehirlerde artıyor. Sağlıkla bağlantılı olarak doğal olmak, katkısız olmak değer kazanıyor.
  2. Teori: Büyük şehirde yaşayanların doğal ürünlerden uzaklaştıkları korkusu var
  3. Tahmin: Şehirlinin doğal ürünlerle buluşmasını sağlamak satın alma kararını etkileyebilir. Bu yolla “şehrin çiftliği” gibi doğal ürünleri çağrıştıran bir marka yaratırsak pazar payı kazanabiliriz.
  4. Test: Doğal ürünler konusunda duyarlı kişilerle konsepti test et. Gerekirse kişilerin verilerinden bir simülasyon kurarak pazardaki toplam talebi hesapla
  5. Karar: Test sonuçlarına göre konsepti iyileştir
  6. Aksiyon: Üretim ve pazarlama planını hazırla ve harekete geç

İkinci yol:

- Sesi en çok çıkan sözünü dinletir

İki yaklaşım arasındaki fark geleneksel pazarlamanın neden teknolojiye uzak durduğunu da açıklıyor.

Pazarlama teknolojileri:

  1. Gözlem yapmak,
  2. Teori geliştirmek,
  3. Tahmin etmek,
  4. Test,
  5. Karar ve
  6. Aksiyon konularında pazarlama yöneticilerine destek veriyor. Teknoloji pazarlama yöneticisini dümenin başına geçiriyor. Teknoloji pazarlama gemisinin kaptanı olmakla, “uzmanlaşmadan fikir üretmek” arasındaki seçim aslında.

Teknoloji desteğinin önemi pazarlama dünyasında giderek artıyor. Şu an Amerika’da sadece pazarlama teknolojilerine odaklı 2000 firma var (http://chiefmartec.com/2015/01/marketing-technology-landscape-supergraphic-2015/) Pazarlama teknolojileri milyar Dolarlık bir pazar olmaya doğru gidiyor. Bu büyüklükte bir hacmin yaratılması iş dünyasında yeni bir neslin yeni iş yapma şekline işaret ediyor. Dünya’da yeni pazarlama yöneticileri teknolojiden korkmuyor, babadan kalma yöntemlerin ötesine geçebiliyor. Peki, Türkiye’de durum ne? Yeni nesil pazarlama yöneticileri ezber bozabiliyorlar mı? Cevabı sizde…

 

Neden TEKNOPARK?
4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun 1. Maddesinde belirtilen kanunun amacının ‘’Üniversitelerin akademik kurullarının bilgi birikiminin sanayicilere aktarılarak ülke sanayiinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik yapı kurulması, teknolojik bilginin ticarileştirilmesi, teknoloji yoğun üretim programlarının artırılması, araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkanı tanınması, teknoloji yoğun yatırım ve üretimlerin artırılması’’ olduğunu görmekteyiz.
Dijital Dönüşüm B2B’de Kuralları mı Değiştiriyor?
Forrester’in “Death of a B2B Salesman” araştırmasına göre 2020 yılında ABD’deki 1 milyon B2B satış temsilcisinin işlerini kaybetmesi beklenmektedir. Dijitalleşmenin etkisiyle B2B şirketlerinin de artık geleneksel satış pazarlama kanallarından uzaklaşıp online faaliyetlerini korumaya ve geliştirmeye yönelik tedbirler almasını gerektirdiği çok açıktır.