11.09.2010

Haber Bülteni

Yeniliklerden haberdar olmak için haber bültenimize abone olun...


HTML olarak al?

Teklif İsteyin

Yararlanmak istediğiniz hizmetlerimiz İçin teklif isteyiniz.
Yazdır e-Posta

ZAMANAŞIMI

Ödeme dışında vergi borcunu sona erdiren en önemli nedenlerden biri zamanaşımıdır. Bu nedenle alacaklı kamu idaresi yasaların belirlediği süreler içinde vergiyi tahakkuk ettirmediği ya da tahsil etmediği takdirde artık bu işlemleri yapma olanağını kaybeder.

Vergi Usul Kanunu zamanaşımının yükümlünün bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceğini öngörmektedir (m.113/2). Belirtilen yararlarına karşılık zamanaşımı, borcunu düzenli biçimde ödeyen yükümlüler aleyhine adalet ve eşitlik.ilkelerini.zedeler.

Vergi hukukunda vergi idaresinin vergiyi isteme yetkisini sınırlandıran iki tür zamanaşımı vardır:

1) TAHAKKUKTA ZAMANAŞIMI

2) TAHSİLDE ZAMANAŞIMI

 

1) TAHAKKUKTA ZAMANAŞIMI

Vergi Usul Kanunu, vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve yükümlüye tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağını öngörmektedir (m.114/2).

Beş yıllık süre, aksine hüküm bulunmadıkça, Vergi Usul Kanununa giren bütün vergiler için geçerlidir. Bununla birlikte Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu ile Emlâk Vergisi Kanunu koydukları istisnai hükümlerle ( zamanaşımının başlangıcını idarenin öğrendiği tarihe bağlamak,suretiyle).bu.süreyi.uzatmışlardır.

Vergi cezalarında ise vergi ziyaı suçu için 5 yıl olan zamanaşımı süresi usulsüzlük suçları için iki yıl olarak saptanmıştır. (VUK.m.374). Vergi ziyaı suçu ile usulsüzlük suçunun birleşmesi halinde ceza, vergi ziyaı cezası için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir. Tahakkuk zamanaşımı süresinin dolmasıyla alacaklı vergi dairesinin vergiyi tarh ve tebliğ etme.yetkisi.sona.erer.

Alacaklının alacağını izleme olanağının kalmaması veya bunun çok zor olması halinde zamanaşımı süresi durur; zamanaşımı, sürenin işlemesine engel durumun kalkmasıyla kaldığı yerden işlemeğe başlar.

Vergi  Usul Kanununa göre (m.114/2) matrah takdiri için vergi dairesince takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı, takdir komisyonu kararının vergi idaresine gelmesini izleyen günden itibaren yeniden işlemeğe başlar. Takdir komisyonu kararının zamanaşımı süresinin dolmasından önce veya bu süre dolduktan sonra vergi dairesine gelmesi arasında fark yoktur; iki durumda da zamanaşımı takdir.komisyonunda.geçen.süre.kadar.durur.

Tahakkuk zamanaşımını durduran başka bir neden de mücbir sebeplerdir (VUK. m.15/1). Vergi Usul Kanunu mücbir sebeplerin meydana gelmesi halinde sürelerin, bu sebeplerin kalkmasına kadar işlemeyeceğini, tahakkuk zamanaşımının da işlemeyen süreler kadar uzayacağını.öngörmektedir.

2) Tahsilde Zamanaşımı :

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kamu alacağı, vadesinin rastladığı yılı izleyen takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar (m.102/1).

Aynı maddede para cezalarına ait özel kanunlardaki zamanaşımı hükümlerinin saklı olduğu belirtildiğinden, Türk Ceza Kanununda ve diğer para cezası hükmü taşıyan kanunlarda yer alan para cezalarına zamanaşımı bakımından bu hükmün uygulanmaz.

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun tahsil zamanaşımının başlangıcını, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı olarak belirlemiştir. Verginin vadesi, o verginin ödeme süresinin son gününü ifade eder (AATUHK.m.37/3, VUK.m.111/2).

Tahsil zamanaşımı süresi dolduktan sonra alacaklı kamu idaresinin vergiyi tahsil edebilme yetkisi kalkar; ancak zamanaşımı süresinin dolmasından sonra yükümlünün rızası ile yapacağı.ödemeler.kabul.edilir.(m..102/2).

Tahsil zamanaşımı süresinin işlemesine engel olan nedenler :

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 104 üncü maddede tahsil zamanaşımı süresini durduran nedenler üç grupta toplanmıştır. Bunlar:

  • Vergi yükümlüsünün yabancı ülkede bulunması,
  • Hileli iflas etmesi,
  • Terekesinin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına olanak bulunmamasıdır.

Tahsil zamanaşımını kesen nedenler ise yasanın 103 üncü maddesinde on bent halinde gösterilmiştir.

  1. Ödeme,
  2. Haciz uygulaması,
  3. Cebren tahsil ve takip işlemleri sonunda yapılan her çeşit tahsilat,
  4. Ödeme emri tebliği,
  5. Mal bildirimi, mal edinme ve artmalarının bildirilmesi,
  6. Ödeme, haciz vb işlemlerden herhangi birinin kefile veya yabancı kişi ve kurumlar mümessillerine uygulanması veya bunlar tarafından yapılması,
  7. Uyuşmazlık konusu kamu alacaklarında yargı organlarınca bozma kararı verilmesi,
  8. Kamu alacağının teminata bağlanması,
  9. Yargı organlarında yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi,
  10. İki kamu idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı kamu idaresi tarafından borçlu kamu idaresine borcun ödenmesi için yazı ile başvurulması.

Zamanaşımı süresi kesilmenin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından itibaren yeniden işlemeğe başlar. Ancak zamanaşımının bir bozma kararı ile kesilmesi halinde, sürenin başlangıcı yeni vade gününün rastladığı yılı izleyen takvim yılının ilk günü olmaktadır. Kamu alacağının teminata bağlanması veya yürütmenin yargı organlarınca durdurulması hallerinde zamanaşımı süresi teminatın kalktığı, yürütmenin durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılının ilk günü işlemeğe.başlar.

VERGİ USUL KANUNU KAPSAMINA GİREN İŞLEMLERDE ZAMANAŞIMI

Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde zamanaşımı süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması işlemi olarak tanımlanmış olup zamanaşımının olması için mükellefin herhangi bir müracaatı olmasını gerektirmediği ifade edilmiştir.

Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesinde ise vergilerin zamanaşımına uğramasına ilişkin düzenleme yapılmıştır. Buna göre vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yıldan itibaren başlamak üzere beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğramaktadır.

Vergi Usul Kanunu'nda yer verilen zamanaşımı süreleri diğer kanunlarda aksine düzenlemeler yer almadığı sürece tüm vergi kanunları için geçerlidir. Özellikli uygulamalara örnek vermek gerekirse, Veraset ve İntikal Vergisi'nde vergi idaresinin bilgisi dışında kalan malların intikalinde zamanaşımı süresi için herhangi bir sınırlama yapılmamıştır.

Vergi Usul Kanunu'nun 126. maddesinde ise vergi hatalarının beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduktan sonra düzeltilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Ancak;

  • Düzeltme zamanaşımı süresi → zamanaşımı süresinin son yılında tarh ve tebliğ olunan vergiler hatanın yapıldığı tarihten başlayarak bir yıldan az olamamaktadır.
  • İlan yolu ile tebliğ edilerek tahakkuk eden vergiler → düzeltme zamanaşımı süresi ödeme emrinin mükellefe tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamamaktadır. (İlan ile tebliğ edilen vergilerin vergi mahkemesinde dava konusu yapılmadığı durumlar için geçerlidir.
  • İhbarname ve ödeme emri ilan yolu ile tebliğ edilen vergiler → Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre haciz işleminin yapıldığı tarihten itibaren bir yıldan aşağı olamamaktadır.

Zamanaşımı kavramında bir diğer önemli konu ise Vergi Usul Kanunun 138. maddesinde düzenlendiği üzere tarh zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra vergi incelemesi yapılamayacağı hükmüdür.

Zamanaşımı kavramı ile ilgili diğer önemli düzenlemelere ise aşağıda yer verilmiştir.

  • Mücbir sebep hali→ Bu nedenle oluşan gecikmeler zamanaşımı sürelerine dahil edilmemektedir.(Vergi Usul Kanunu'nun 15. maddesi)
  • Zamanaşımı süresinin durması → Vergi hukukunda zamanaşımı süresini durduran tek hal takdir komisyonuna başvurulmasıdır. Takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdiinin ertesi günü itibariyle süre işlemeye devam etmektedir. (Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesi)

AMME ALACAKLARI TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN KAPSAMINA GİREN İŞLEMLERDE ZAMANAŞIMI

Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında kamu alacaklarının tahsili işlemi yapılmaktadır. Kamu alacaklarında tahsil zamanaşımı süresi beş yıldır. (Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 102. maddesi) Beş yıllık süre, Kanun'un 102. maddesinde belirtilen tahsil zamanaşımı uygulamasında, amme alacağının vadesine ilişkin takvim yılını takip eden takvim yılının başından itibaren dikkate alınmaktadır.

Bu aşamada kamu alacağının zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin tespit edilmesi önem kazanmaktadır. Çünkü ödemenin son günü olarak tanımlanan vade, özel kanunlarda belirlenen zamanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak özel kanunlar ile ödeme zamanının vadesi düzenlenmemiş ise Maliye Bakanlığı tarafından yapılacak tebliğden itibaren bir ay içerisinde ödemenin yapılması gerektiğinden, bu sürenin dikkate alınması gerekmektedir.

BORÇLAR KANUNU KAPSAMINA GİREN İŞLEMLERDE ZAMANAŞIMI

Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde Kanun'da aksi hüküm yer almadığı sürece her bir davanın (dava kavramı alacak hakkı olarak değerlendirilmelidir) 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

Borçlar Kanunu'nun 126. maddede ise beş yıllık zamanaşımına tabi olan davalar ayrıca sayılmıştır. Bunlardan bazıları adi ve hasılat kira bedelleri, bir anaparanın faizleri, erzak bedelleri, nafaka bedelleri, otel ve lokanta masraflarına ilişkin alacak hakları olarak örneklendirilebilir.

Ancak haksız bir fiil sonucu olan tazminat davalarına ilişkin olarak Borçlar Kanunu'nun 41 ve diğer maddelerinde düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre zamanaşımı süresi, zarar gören tarafın zararı öğrenme tarihinden itibaren bir sene ve fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren on senelik bir dönem sonrasında geçerli olabilmektedir. (Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi)

Borçlar Kanunu'nda yer alan zamanaşımı ile ilgili diğer düzenlemelere ise aşağıda yer verilmiştir. Buna göre;

  • Zamanaşımı süresinin başlaması için alacağın muaccel (istenebilir) olması gerekmektedir. (Borçlar Kanunu'nun 128. maddesi)
  • Zamanaşımı süresi hesabında ilk gün dikkate alınmamakta, son günün tamamlanması ile de süre son bulur. (Borçlar Kanunu'nun 130. maddesi)
  • Borçlunun borcu kabul eden açıklamaları; alacaklının dava yolunu seçmesi, icra işlemine başlaması ya da iflas masasına başvurularak hakkını talep etmesi ile zamanaşımı kesilmektedir. (Borçlar Kanunu'nun 133. maddesi)
  • Zamanaşımı süresinin durması mümkün olup borçlu alacak üzerine intifa hakkını haiz olması örneğinin de yer aldığı ve zamanaşımı süresini durduran altı farklı sebep Borçlar Kanunu'nun 132. maddesinde belirlenmiştir

TÜRK TİCARET KANUNU KAPSAMINA GİREN İŞLEMLERDE ZAMAN AŞIMI

Türk Ticaret Kanunu'nda tüccarlar arasındaki ticari satışlarda, cari hesap uyuşmazlıklarında, anonim şirketlere ait tazminat davalarında, kıymetli evrakta ve benzerlerinde farklı şekillerde zamanaşımı sürelerine yer verilmiştir.

Diğer taraftan Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari hükümlere yer verilen kanunlarda belirlenmiş olan zamanaşımı süreleri sözleşme hükümleri ile değiştirilememektedir.

BANKALAR KANUNU KAPSAMINA GİREN İŞLEMLERDE ZAMANAŞIMI

4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca, bankalar nezdinde bulunan tüm mevduat, emanet ve alacakların mudiin her hangi bir yazılı talimatı, en son talep veya işlem yapılmasından sonra on yıl içinde aranmaması durumunda zamanaşımına tabi olmakta bu tutarlar Fona gelir olarak kaydedilmelidir.

Bankalar Kanunu uyarınca verilen idari para cezası uygulama hakkı, idari para cezası uygulanmasını gerektiren aykırı durumun olduğu tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir.