|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜİK “İstatistiklerle Gençlik 2025” Verileri
|
|
|
TÜİK tarafından 14 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan “İstatistiklerle Gençlik 2025” bülteninde, genç nüfusun iş gücü piyasasındaki görünümü, istihdam durumu, iş memnuniyeti ve çalışma hayatına ilişkin önemli veriler paylaşıldı.
-
Türkiye’de 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 2025 yılı itibarıyla 12,7 milyon kişi olurken, gençlerin toplam nüfus içindeki payı %14,8 olarak gerçekleşti.
-
Gençlerde iş gücüne katılım oranı 2025 yılında %47,6 oldu. Bu oran genç erkeklerde %60,1, genç kadınlarda ise %34,3 olarak kaydedildi.
-
Genç işsizlik oranı 2025 yılında %15,3 olarak gerçekleşirken, genç erkeklerde işsizlik oranı %11,7, genç kadınlarda ise %22,1 oldu. Genç kadın işsizliğinin erkeklere kıyasla belirgin şekilde yüksek olduğu görüldü.
-
“Ne eğitimde ne istihdamda” (NEET) olan gençlerin oranı %23,3 seviyesine yükseldi. Genç kadınlarda bu oran %30,9 ile dikkat çekici seviyeye ulaştı.
-
Gençlerin istihdam oranı 2025 yılında %40,3 oldu. Genç erkeklerde istihdam oranı %53,0, genç kadınlarda ise %26,7 olarak gerçekleşti.
-
İstihdam edilen gençlerin sektörel dağılımında ise hizmet sektörü öne çıktı. Gençlerin:
-
%57,9’u hizmet sektöründe,
-
%30,5’i sanayi sektöründe,
-
%11,6’sı tarım sektöründe çalıştı.
-
Genç kadın çalışanların %69,5’inin hizmet sektöründe yer aldığı görüldü.
-
Gençlerin iş memnuniyeti verilerine göre, çalışan gençlerin %75,5’i işinden memnun olduğunu, yalnızca %52’si elde ettiği kazançtan memnun olduğunu belirtti. Ücret memnuniyetinin iş memnuniyetine kıyasla daha düşük kaldığı görüldü.
-
Genç erkeklerde iş memnuniyeti oranı %77,5, genç kadınlarda ise %70,8 oldu. Kazanç memnuniyeti ise erkeklerde %54,0, kadınlarda %47,5 seviyesinde gerçekleşti.
-
İş gücü hareketliliği açısından gençlerin iller arası göç nedenleri incelendiğinde, eğitim ilk sırada yer alırken, 102 bin 660 genç “iş bulmak veya işe başlamak” nedeniyle göç etti.
-
Yapay zeka kullanımında ise gençlerin %39,4’ünün üretken yapay zeka kullandığı görüldü. Yapay zekayı kullanan gençlerin yalnızca %19,7’sinin bunu mesleki ve iş amaçlı kullandığı belirtildi.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TCMB 2026 Yıl Sonu Enflasyon Tahminini Yükseltti
|
|
|
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 2026 yılının ikinci Enflasyon Raporu sunumunda, enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü revize edildiğini açıkladı. Buna göre TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26’ya, 2027 tahminini %15’e, 2028 tahminini ise %9’a yükseltti. Önceki raporda 2026 yılı için %15-%21 aralığında tahmin paylaşılmıştı.
Karahan, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin, özellikle enerji ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıyı artırdığını belirtti. Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmelerin tedarik zincirleri açısından risk yarattığına dikkat çekilirken, enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin enflasyon görünümünü olumsuz etkilediği ifade edildi.
TCMB verilerine göre:
-
Nisan 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu %32,4 seviyesinde gerçekleşti.
-
Gıda ve enerji fiyatlarındaki artışların enflasyon üzerinde etkili olduğu belirtildi.
-
Buna karşılık sıkı para politikasının etkisiyle hizmet ve temel mal gruplarında enflasyonda gerilemenin sürdüğü ifade edildi.
Karahan ayrıca, TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu sürdürdüğünü ve mart ile nisan aylarında politika faizinin sabit tutulduğunu açıkladı. TL mevduatı destekleyici makroihtiyati tedbirlerin devam edeceği belirtilirken, kredi kartı ve ihtiyaç kredilerindeki büyümenin yavaşladığı, buna karşın konut kredilerinde artış gözlendiği aktarıldı.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ABD’li Otomotiv Devi GM’de Yapay Zeka Destekli Yeniden Yapılanma: Yüzlerce Çalışan İşten Çıkarıldı
|
|
|
ABD merkezli otomotiv şirketi General Motors (GM), teknoloji ve bilgi işlem birimlerinde yürüttüğü yeniden yapılanma kapsamında yaklaşık 500-600 çalışanın işine son verdi. İşten çıkarmaların özellikle Texas ve Michigan’daki yazılım, veri analitiği ve teknoloji ekiplerini etkilediği belirtildi.
Habere göre çalışanlara iş akitlerinin feshedildiği, “acil durum” kodlu kısa çevrim içi toplantılar aracılığıyla bildirildi. Sürecin oldukça mekanik ilerlediği, insan kaynakları temsilcilerinin önceden hazırlanmış metinleri okuyarak görüşmeleri yaklaşık 15 dakika içinde tamamladığı ifade edildi. Şirkette uzun yıllardır çalışan bazı personeller, süreçte “takdir ve empati eksikliği” yaşandığını dile getirdi.
Şirket kaynakları işten çıkarmaların yalnızca yapay zekadan kaynaklanmadığını belirtse de, kaldırılan birçok pozisyonun otomasyon ve yapay zeka araçlarıyla ikame edilebilir görevlerden oluştuğu değerlendiriliyor. GM yönetimi, bilgi teknolojileri organizasyonunun “geleceğin ihtiyaçlarına göre” yeniden şekillendirildiğini açıkladı.
Öte yandan şirketin:
gibi alanlarda yeni uzman alımlarına devam ettiği belirtildi.
İşten çıkarılan çalışanlara kıdemlerine göre 2 ila 6 ay arasında değişen tazminat paketleri, sağlık sigortası desteği ve kariyer danışmanlığı hizmeti sunulacağı açıklandı. Ancak bu haklardan yararlanabilmek için çalışanların şirkete karşı yasal haklarından feragat etmeleri gerektiği ifade edildi.
Haberde, GM’in attığı bu adımın teknoloji sektöründe uzun süredir devam eden “verimlilik odaklı küçülme” yaklaşımının otomotiv sektörüne de yansıması olarak değerlendirildiği aktarıldı.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Cisco’dan Yapay Zeka Odaklı Yeniden Yapılanma: 4 Bin Kişilik İşten Çıkarma
|
|
|
ABD merkezli teknoloji şirketi Cisco, yapay zeka odaklı yeniden yapılanma kapsamında yaklaşık 4 bin çalışanını işten çıkaracağını açıkladı. Şirket, bu dönüşüm sürecinin toplam iş gücünün yaklaşık %5’ini etkileyeceğini ve operasyonel değişiklikler nedeniyle yaklaşık 1 milyar dolar ek maliyet oluşmasının beklendiğini duyurdu.
Cisco, özellikle yapay zeka veri merkezleri ve yüksek hızlı ağ altyapılarına yönelik artan talebin etkisiyle finansal performansında güçlü büyüme kaydettiğini açıkladı. Şirketin ağ ürünleri siparişlerinin yıllık bazda %50’nin üzerinde arttığı, üçüncü çeyrek gelirinin ise 15,8 milyar dolara ulaştığı belirtildi.
Şirket yönetimi, yapay zeka yatırımlarına odaklanırken operasyonel verimliliği artırmaya yönelik organizasyonel dönüşüm çalışmalarının devam edeceğini ifade etti.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İtalya’da “Adil Ücret” ve Platform Çalışmasına Yönelik Yeni Düzenleme Yürürlüğe Girdi
|
|
|
İtalya’da 1 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe giren 62/2026 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ücret politikaları, istihdam teşvikleri ve dijital platform çalışmasına ilişkin kapsamlı iş gücü reformu hayata geçirildi.
Düzenleme kapsamında, yasal bir asgari ücret getirilmemekle birlikte, “en temsil gücü yüksek” sendika ve işveren örgütleri tarafından imzalanan toplu iş sözleşmeleri esas alınarak “adil ücret” kavramı tanımlandı. Kamu teşviklerinden yararlanılması da bu ücret standartlarına uyum şartına bağlandı.
Kararname ile ayrıca:
Dijital platform çalışanları açısından ise, çalışma ilişkisinin niteliğinin tarafların verdiği unvandan bağımsız olarak fiili çalışma koşullarına göre değerlendirileceği belirtildi. Özellikle algoritmik yönetim uygulamaları dikkate alınarak platform şirketlerine yeni şeffaflık ve izlenebilirlik yükümlülükleri getirildi.
Düzenlemenin ayrıca iş-yaşam dengesi ve toplu iş sözleşmesi süreçlerinin desteklenmesine yönelik hükümler de içerdiği belirtildi.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Fransa’da Teams Yazışmasının Ekrana Yansıtılması Disiplin Cezasıyla Sonuçlandı
|
|
|
Fransa’nın Béziers Belediyesi’nde bilgi sistemleri güvenliği yöneticisi (RSSI) olarak görev yapan kamu çalışanı, çevrim içi toplantı sırasında meslektaşıyla yaptığı özel Teams yazışmasının yanlışlıkla tüm katılımcılarla paylaşılması sonrası disiplin cezası aldı.
Olay, 2022 yılında belediyede düzenlenen bir toplantı sırasında yaşandı. Çalışan, toplantıya uzaktan katılırken bir meslektaşıyla Teams üzerinden yazışarak toplantıya katılan yöneticiler hakkında eleştirel ve küçümseyici ifadeler kullandı. Ancak yazışmanın bir bölümü yanlışlıkla tüm toplantı katılımcılarının ekranına yansıdı. Belediye yönetimi, mesajların içeriğinin hiyerarşiye karşı saygısız, uygunsuz, kaba, cinsiyetçi ve kadın düşmanı ifadeler içerdiğini değerlendirdi. Çalışanın mesajların tamamını paylaşmayı reddetmesi üzerine, belediye dış hizmet sağlayıcı ve icra memuru gözetiminde mesaj kayıtlarına erişim sağladı.
Soruşturma sonucunda çalışan bir kademe düşürme cezası aldı ve terfi listesinden çıkarıldı.
Çalışan cezaya itiraz etse de Toulouse İdare Mahkemesi İstinaf Dairesi 7 Nisan 2026 tarihli kararıyla yaptırımların hukuka uygun olduğuna hükmetti.
Mahkeme kararında, işverenin kurumsal mesajlaşma sistemindeki yazışmaları – tesadüfen ortaya çıkmış olsa bile – disiplin soruşturmasında delil olarak kullanabileceği vurgulandı. Ayrıca çalışanın mesajları paylaşmayı reddetmesi ve disiplin görüşmesine katılmaması da yükümlülüklere aykırı davranış olarak değerlendirildi.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TEPAV Şubat 2026 İstihdam İzleme Bülteni: Giyim, Tekstil ve Deri Sektörlerinde İstihdam Kaybı Derinleşiyor
|
|
|
TEPAV tarafından SGK verileri kullanılarak hazırlanan Şubat 2026 İstihdam İzleme Bülteni yayımlandı. Raporda, toplam sigortalı istihdamda yıllık artış devam ederken özellikle giyim, tekstil ve deri sektörlerinde dikkat çekici istihdam kayıpları yaşandığı ortaya konuldu.
-
Şubat 2026 itibarıyla Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) dahil toplam sigortalı çalışan sayısı yıllık bazda %2 artarak 25 milyon 455 bin 444 kişiye ulaştı. Sigortalı ücretli çalışanların (4/a) sayısı ise yıllık bazda 391 bin 416 kişi arttı.
-
Kaybının en yoğun yaşandığı alanlar:
-
Giyim eşyaları imalatı: 75 bin 850 kişi kayıp
-
Tekstil ürünleri imalatı: 41 bin 802 kişi kayıp
-
Deri ve ilgili ürünler imalatı: 10 bin 84 kişi kayıp oldu. Böylece üç sektörde toplam yıllık istihdam kaybı 127 bin 736 kişiye ulaştı.
-
Şubat 2026’da en fazla istihdam artışı sağlayan sektör bina inşaatı oldu. Bu sektörde çalışan sayısı yıllık bazda 85 bin 529 kişi arttı. Diğer öne çıkan sektörler:
-
Bina ve çevre düzenleme faaliyetleri: 54 bin 97 artış
-
Yiyecek ve içecek hizmetleri: 51 bin 84 artış
-
İnsan sağlığı hizmetleri: 49 bin 28 artış şeklinde sıralandı.
-
Esnaf ve çiftçileri kapsayan 4/b grubunda genel artış görülmesine rağmen, alt kırılımlarda farklılaşma dikkat çekti:
-
Çiftçi sayısı yıllık bazda %45,8 arttı.
-
Esnaf sayısı ise %4,6 gerileyerek 121 bin 796 kişi azaldı.
-
Son altı aylık dönemde ücretli çalışan sayısının en fazla gerilediği iller: Antalya, Muğla, İzmir, Malatya, Hatay, Adıyaman oldu.
-
Çalışan sayısındaki en yüksek yıllık artış ise: Ankara, Konya, İstanbul, Kayseri illerinde gerçekleşti.
-
En yüksek yıllık istihdam kaybı ise 13 bin 616 kişi ile Adıyaman’da görüldü.
-
Kadın çalışan sayısındaki en yüksek artış 41 bin 223 kişi ile bina ve çevre düzenleme faaliyetlerinde gerçekleşti. Bu sektörü eğitim, yiyecek ve içecek hizmetleri, perakende ticaret takip etti.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
YASAL DÜZENLEMELER VE YARGI KARARLARI
|
|
|
|
|
|
Yargıtay’dan İhbar Süresi Kullanımına İzin Verilmemesine İlişkin Önemli Karar
|
|
|
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin istifa etmesine rağmen ihbar süresini çalışarak tamamlamak istemesine karşın işveren tarafından buna izin verilmemesi halinde, işverenin ihbar tazminatı talep edemeyeceğine hükmetti.
Somut olayda işçi, iş sözleşmesini sona erdirmek istediğini işverene bildirirken ihbar süresini kullanarak çalışmaya devam etmek istediğini belirtmiş; ancak işveren, işçinin bu talebini kabul etmeyerek işyerinden ayrılmasını istemiştir. İşveren daha sonra ihbar süresine uyulmadığı gerekçesiyle işçiden ihbar tazminatı talep etmiştir.
Yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi ilk aşamada işveren lehine değerlendirme yapmış olsa da Yargıtay, dosyadaki tanık anlatımları ve olayın bütününü birlikte değerlendirerek farklı sonuca ulaşmıştır. Kararda, işçinin istifa iradesini açıklarken aynı zamanda ihbar süresini çalışmak istediğini açıkça ortaya koyduğu, işverenin ise bu çalışmayı kabul etmeyerek iş ilişkisinin derhal sona ermesine neden olduğu vurgulanmıştır.
Yargıtay’a göre, işçinin ihbar süresini kullanma talebine rağmen işverenin çalışmaya devam edilmesini istememesi halinde, artık ihbar süresinin kullandırılmamasının sonuçlarına işçinin katlanması beklenemez. Bu durumda iş sözleşmesinin fiilen işveren tarafından sona erdirildiği kabul edilmekte ve işveren lehine ihbar tazminatı hakkı doğmamaktadır.
Kararda ayrıca, işverenin işçinin ihbar süresini kullanmasına izin vermemesi durumunda sonradan “ihbar süresine uyulmadığı” iddiasına dayanmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağına dikkat çekilmiş; bu nedenle işverenin ihbar tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 30.06.2025 Tarihli, 4861/5538 Sayılı Karar
|
|
|
|
|
|
İtalya’da Şirket Malını İşyerinden Çıkarmasa da İzinsiz Alması Fesih Sebebi Sayıldı
|
|
|
İtalya Yargıtayı, işçinin şirket ürününü işyeri dışına çıkarmamış olsa dahi izinsiz şekilde almasının haklı fesih için yeterli olabileceğine hükmetti.
Somut olayda bir çalışan, şirkete ait bir ürünü izinsiz şekilde aldığı gerekçesiyle işten çıkarıldı. Çalışan savunmasında, ürünü çalma amacıyla değil yalnızca fiyatını kontrol ederek üçüncü bir kişiye bilgi vermek amacıyla aldığını ileri sürdü.
Yargıtay ise kararında, işçinin ürünü fiilen kontrolüne geçirmesinin disiplin ihlali açısından yeterli olduğunu, eşyanın mutlaka işyeri dışına çıkarılmasının gerekmediğini vurguladı. Mahkemeye göre hukuka aykırı davranış, çalışanın ürünü izinsiz şekilde teslim aldığı anda gerçekleşmiş sayılıyor.
Kararda ayrıca, çalışanın davranışının farklı bir amaca dayandığını iddia etmesi halinde, bu iddiayı ispat yükünün çalışanda olduğu belirtildi.
Mahkeme, kararında iş ilişkisinin temelini oluşturan güven unsuruna dikkat çekerek, şirket malvarlığının korunmasına yönelik katı disiplin yaklaşımını teyit etmiş oldu.
|
|
|
|
|
|
GÜNÜN SORUSU VE BİLGİLERİ
|
|
|
|
|
|
|
Soru: Sağlık nedeniyle işten ayrılma talebi bulunan çalışandan istenecek evraklar nelerdir? Sağlık raporunun içeriği nasıl olmalıdır? İşsizlik maaşını alması için nasıl bir yol izlemelidir?
|
|
|
Cevap: Çalışanın sözleşmesini kendisi sona erdirecekse sağlık raporunun heyet raporu olması tercih edilir. Ancak bu kendi yapacağı fesih için bir şart değildir. Önemli olan raporda bu işini yapmayı sürdürmesinde sakınca olmasıdır. Mesela ofis işi yapıyorsa, uzun süre oturarak çalışması, ekrana bakmasını sağlık açısından riski olmasını içermesi yeterlidir.
Kişi kıdem tazminatını alacak, ihbar oluşmayacak. Aynı zamanda şartları sağlıyorsa işsizlik ödeneği de alabilecektir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Özlük Dosyalarının Saklama Süreleri ve İmha Süreci
İşverenler bakımından çalışanlara ait özlük dosyalarının saklanmasına ilişkin farklı mevzuatlarda farklı süreler öngörülmektedir. Bu nedenle uygulamada, ilgili belgelerin niteliğine göre değerlendirme yapılması ve mümkün olduğunca uzun süre muhafaza edilmesi önerilmektedir.
Bu kapsamda dikkat edilmesi gereken başlıca süreler aşağıdaki gibidir:
-
Sosyal güvenlik mevzuatı bakımından: SGK uygulamaları doğrultusunda belgelerin, ilgili yılı takip eden takvim yılı başından itibaren 10 yıl süreyle saklanması gerekmektedir. Uygulamada olası ihtilaf riskleri nedeniyle bu süre fiilen 11 yıl olarak değerlendirilmektedir.
-
Ücret alacakları bakımından: 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında ücret, fazla çalışma, yıllık izin ücreti ve benzeri işçilik alacaklarında genel zamanaşımı süresi 5 yıl olarak uygulanmaktadır.
-
İş sağlığı ve güvenliği / sağlık verileri bakımından: Çalışanlara ait sağlık raporları, maruziyet kayıtları ve sağlık gözetimine ilişkin belgeler açısından mevzuat kapsamında 30 yıla kadar değişebilen saklama yükümlülükleri söz konusu olabilmektedir. Özellikle sağlık verileri ve meslek hastalığına konu olabilecek kayıtlar bakımından daha uzun süreli muhafaza önem taşımaktadır.
Bu çerçevede;
-
Özellikle iş sağlığı ve güvenliği süreçleriyle bağlantılı belgeler,
-
Görev değişikliği, unvan değişikliği, işyeri değişikliği gibi özlük süreçlerine ilişkin kayıtlar,
-
Disiplin süreçleri, eğitim kayıtları, performans değerlendirmeleri ve benzeri belgeler
olası işçilik alacakları, SGK incelemeleri, iş kazası ve meslek hastalığı uyuşmazlıkları bakımından delil niteliği taşıyabileceğinden, yalnızca asgari süreler dikkate alınarak değil, şirketin hukuki riskleri gözetilerek muhafaza edilmelidir.
Bu nedenle uygulamada, veri minimizasyonu ve KVKK yükümlülükleri de dikkate alınarak, saklanmasında hukuki yarar bulunan özlük dosyalarının mümkün olan en uzun süre boyunca güvenli şekilde muhafaza edilmesi daha sağlıklı bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|