Konu:
Çalışanın İrtibat Kesme Hakkı
Sayı:
2021/17
Tarih:
27.01.2021
Özet:
Bu bültenimizde 21.01.2021 tarihinde Avrupa Parlamentosutarafından yayınlanan Rapor ve Türk Çalışma Hayatına olası etkileritartışılacaktır.
Çalışanın “İrtibatı Kesme Hakkı”, Avrupa Parlamentosu Kararıve Türk Çalışma Hayatına Yansımaları: Proaktif Bir Yaklaşım
1- GİRİŞ
Avrupa Parlamentosu tarafından 21 Ocak 2021’de işçilerin“İrtibat Kesme Hakkı” kapsamında bir rapor yayınlanmıştır. Çalışanlarlaişverenler arasındaki iletişimin saatleri ve sınırları hakkında olan bu raporunoylanması sonucu 472 evet, 126 hayır ve 83 çekimser oy çıktı ve raporParlamento tarafından kabul edildi.
Bu raporun temel sebeplerinden birini, Avrupa Birliğibünyesindeki devletlerdeki çalışanların dijital araçlar aracılığıylasağladıkları iletişimin bağlantısını kesmesiyle ilgili ortak bir yasanınbulunmaması oluşturmaktadır. Bu sebeple bu rapor aslında birliğe üye ülkelerebu konuda bir aksiyona almalarına dair bir tavsiye niteliğindedir. Raporda buhakkın gereklilikleri ayrıntılı bir şekilde ve farklı yönleriyle elealınmıştır.
2- İRTİBAT KESME HAKKI NEDİR? “İrtibatı Kesme Hakkı” öz birifadeyle çalışanların çalışma sürelerinin sınırlarının çizilmesi, özel hayatıile iş hayatının ayrıştırılmasının sağlanmasıdır. Çalışma süreleri sınırlarınındışında kalan zamanlarda işle ilgili iletişimden kaçınmasıdır. Bir nevi özelhayat ve çalışma hayatının sınırlarının ayrıştırılmasıdır. Dijital çağdaki yeniçalışma modellerinin ayrılmaz bir parçası olan temel bir haktır. İrtibatı kesmehakkı kapsamında, çalışanların dinlenme süreleri, resmi ve yıllık tatilleri,annelik, babalık izinleri dâhil olmak üzere çalışma saatleri dışındakisürelerde telefon görüşmeleri, e-postalar ve diğer mesajlar gibi işle ilgiligörevler, faaliyetler ve elektronik iletişimden kaçınmalarına izin verdiğivurgulanır. Bu kriterler çerçevesinde Avrupa Parlamentosu, tüm çalışanlarınkorunmasını sağlamak amacıyla “İrtibat Kesme Hakkı” nın Birlik düzeyinde birsosyal politika aracı olarak görülmesi gerektiğini dile getirmiştir. Özelliklebu durum bakım sorumlulukları olan ve korunmasız çalışanlar için oldukçaönemlidir. Parlamento’nun yayınlamış olduğu raporda üzerinde durulan temelkonular, çalışanların iş yaşamları ve özel yaşamlarının ayrıştırılması,çalışanların fiziksel ve psikolojik durumlarını etkileme, fazla mesai ve ücretlerdir.Dijitalleşme ve dijital araçların kullanımı işverenlere ve işçilere işyaşamında artan esneklik ve özerklik, iş-yaşam dengesini geliştirme potansiyelive işe gidiş geliş sürelerinin kısaltılması gibi birçok ekonomik ve toplumsalfayda ve avantaj getirirken aynı zamanda dezavantajları da beraberindegetirdiği işin yoğunlaştırılması ve çalışma saatlerinin uzatılması, böylece işve özel hayat arasındaki sınırların bulanıklaştırılması gibi bir dizi etik,yasal ve istihdamla ilgili zorluklara sebep olduğunun altı çizildi. Dijitalçağda ama özellikle de Covid-19 süreciyle birlikte uzaktan çalışma ile dijitalaraçlar çalışma amacıyla daha yoğun kullanılır hale geldi. Bunun sonucu olarak,işçilerin temel hakları ve adil çalışma koşulları üzerinde zararlı etkiye sahipolabilecek “sürekli bağlantılı”, “her zaman açık” veya “sürekli
çağrıya açık” bir kültüre dönüşmeye başladı. Adilücretlendirme, çalışma süresinin sınırlandırılması ve iş-yaşam dengesininsağlanması amacıyla bu dijital geçişin Avrupa Birliği’nin temel haklarına vedeğerlerine uygun şekilde yönlendirilmesi gerektiğini dile getirmişlerdir.Ayrıca bu dijital araçların uzun süre kullanılması konsantrasyonun azalmasınave bilişsel/duygusal aşırı yüklenmeye sebep olmaktadır. Bu şekilde uzun sürelerçalışılması kas iskelet sağlığı açısından da tehlikelidir. Psikolojik vefiziksel etkilerine değinilen raporda, teknolojik cihazların aşırı kullanımınınsoyutlanma, tekno bağımlılık, uykusuzluk, yorgunluk, kaygı ve tükenmişlik gibiolguları da ağırlaştırabildiğini belirtmişlerdir. Dünya Sağlık Örgütü’nünaçıklamalarına göre ise, dünya çapında 300 milyondan fazla insan depresyondanve işle ilgili yaygın ruhsal hastalıklardan muzdariptir. Avrupa Birliğinüfusunun ise %32’si her yıl bir ruhsal hastalıklardan muzdariptir.Çalışanların bağlantılarını kesme hakkının fiziksel ve zihinsel sağlıklarını verefahlarını korumaları ve onları psikolojik risklerden korumak için hayati önemtaşıdığını anımsatmışlardır. Çünkü sürekli bağlanabilirlik, yüksek iş taleplerive çalışanların her an ulaşılabilir olduğuna dair artan beklenti ile birlikte,çalışanların temel haklarını, iş-yaşam dengelerini, fiziksel ve zihinselsağlıklarını ve refahlarını olumsuz etkileyebilmektedir. Fiziksel ve psikolojiketkilerinin yanında iş yaşamı ile özel yaşam arasındaki sınırlarınbulanıklaşması da bir başka önemli noktaya işaret etmektedir. Avrupa Yaşam veÇalışma Koşullarını İyileştirme Vakfı’nın (Eurofund) araştırmasına göre; evdençalışanların %27’si iş taleplerini karşılamak için boş zamanlarında daçalışmaktadırlar. Burada çalışanların en temel hakkı olan dinlenme hakkı sorunuortaya çıkmaktadır. Çalışma sürelerinin (AB kurallarına göre haftalık 48 saat)anlaşılan yasal sınırlar içinde kalmasına dikkat edilmelidir. Çalışma süreleribu sürelerin aşılmaması amacıyla uygun bir şekildekaydedilmelidir/tutulmalıdır. Çalışanların belirlenen çalışma süreleri içindeçalışması stres ve yorgunluğun da azalmasını sağlamaktadır. Dolayısıyla aynızamanda daha yüksek motivasyonu ve iş verimini de yaratmaktadır. Covid-19sürecinde uzaktan çalışmanın ya da tele-çalışmanın artması bekâr ebeveynler,bakıma muhtaç akrabaları olan aile bireyleri, çocuklu aileler içinavantajlarının yanı sıra, iş ve özel yaşamın dengesinin bozulmasına da sebepolabilmektedir. Parlamento “İrtibat Kesme Hakkı”na toplumsal cinsiyetbağlamında da dikkat edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu sebeple de daha iyibir iş-yaşam dengesi yaratılması için işçilerin ihtiyaçlarının büyük ölçüdefarklı olduğunun görülmesi ve bu bağlamda kişisel esnekliğin ve aynı zamandaişçilerin haklarının korunmasını teşvik eden net bir çerçeve geliştirmelidir.Bu konuyla ilgili önemli bir nokta da bağlanabilirlik ve ulaşılabilirlikseviyelerinin işe alma veya kariyer gelişimi açısından bir ayrımcılık unsuru oluşturmamasıgerektiğidir. Çalışanlara çalışma saatleri dışında doğrudan veya dolaylı olarakulaşılabilir olmalarını şart koşmamaları ayrıca yalnızca işverenlerin değil işarkadaşlarının da işle ilgili konular hakkında çalışma saatleri dışındameslektaşlarıyla iletişim kurmaktan kaçınmaları gerektiğinin altınıçizmişlerdir. Avrupa Parlamentosu üye devletlerin “İrtibatı Kesme Hakkı”kapsamında işçilerin haklarının korunmasına ve uzaktan çalışma kapsamındaasgari koşulların belirlenmesine yönelik ortak bir çalışmada bulunmasınayönelik bir çağrıda bulunarak raporunu sonlandırmıştır.
3- TÜRKİYEDE İRTİBATI KESME HAKKI: PROAKTİF BİR YAKLAŞIM
Her şeyden önce, dinlenmek bir anayasal hak ve en temelinsan gereksinimlerindendir. Anayasa’nın 50.maddesinde de belirtildiği üzere,dinlenmek çalışanların temel hakkıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nda ve İş Kanununaİlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nde de çalışanın günde 12 saat kesintisizdinlenme hakkı, kesintisiz 24 saatlik hafta tatili, çalışma süresi içerisindekiara dinlenme gibi haklar belirlenmiştir.
Her ne kadar çalışanın yaka rengine göre bir sınıflandırmayapılması hukuken mümkün olmasa da “beyaz yaka” olarak adlandırılan çalışanlariçin hafta tatili gününde ya da kesintisiz dinlenme sürelerinde dijitaliletişim araçlarıyla erişilebilir olmasının önünde böyle bir uygulama mevcutmudur? Ya da daha doğrusu firmalar bu sınırların ne kadar içinde kalmaktadır?Özellikle Covid-19 sürecinde, çalışanlarla yapılan anketlerde mesai saatlerininuzunluğu, her an ulaşılabilir olmak ve iş yaşamı / özel yaşam arasındakisınırların kaybolması önemli şikâyet konularının başında gelmektedir.
Telefon ve mail yoluyla kurulan iletişimin yanı sıraWhatsapp gibi çevrimiçi iletişim platformları aracılığıyla kurulan iletişim degünümüzde oldukça yaygınlaşmıştır. Bu platformlar sebebiyle her an ulaşılabilirolmak daha da kolay hale gelmiştir. Çalışanların, diğer çalışanlarıyla veyöneticileriyle bulundukları Whatsapp gruplarından sürekli bildirim gelmesisürekli uyarılmalarına, bu durum da kendilerinde psikolojik stres verahatsızlığa sebep olmaktadır. Çalışanlar mesaj akışından veya önemli birkonudan kopmamak için sürekli bu grupları takip etmek durumunda kalıyorlar. Buda yaptıkları işe odaklanmalarını dolayısıyla iş verimlerini de azaltabilmektedir.
Çalışanların, mesai saatleri dışında ve dinlenme süreleriiçindeyken rahatsız edilmemeleri oldukça önemlidir. Bunun yansıra mesaisaatleri içindeyken de Whatsapp yerine Slack gibi uygulamalar (bu uygulamalarda hem mobil de hem de bilgisayarlar da kullanılabiliyor) sayesinde dahaverimli bir iletişime geçilebilir. Bu uygulamada Chat kanalları açılıyor ve herkonu kendi özel kanalında ve o konuyla ilgilenen kişilerin bulunduğu bir gruptakonuşulabiliyor. Ayrıca bu kanallara eklenen kişiler eski konuşmaları dagörebildiği için kanaldaki iş akışı daha rahat sağlanabiliyor. Ayrıca bildirimaçma/kapama özelliği sayesinde etiketlenmediğiniz ya da doğrudan sizeyazılmayan mesajlar hakkında bildirim almanızı da önlemektedir. Bildirim almasaatlerinizi de belirleyebildiğiniz için, mesai saatleri bitiminde bildirimalma özelliğini kapatabilirsiniz. Aslında bu bizi konunun en başına tekrargötürmekte ve çalışanlara “İrtibat Kesme Hakkı”nı tanımaktadır.
Sonuç olarak, “İrtibat Kesme Hakkı”, Türkiye’de iş hukukualanındaki kanun ve yönetmeliklerde net olarak geçmese de;
1. Avrupa Birliğine uyum sürecinde, bu hakkın Türkmevzuatında da tanınabileceğini,
2. İş Kanununun 66. Maddesinin c ve d bendi kapsamında yanisırasıyla “İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmaklaberaber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler” ve“İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evindeveya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyleasıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler” çalışma süresinden sayıldığından,çalışanların irtibatı kesme hakkını kullanamadığı ve direktife hazır beklediğisürelerin fazla çalışma olarak değerlendirilebileceğini,
3. Çalışanın sürekli olarak bu talimat altındabekletilmesinin ya da iş talep edilmesinin ve dinlenme sürelerinde “karşılıkbeklenmesinin” çalışan açısından haklı sebeple fesih hakkını kullanabileceğini,
4. Karşılaşılan psikolojik ağırlık ve yoğunluğun, işkazasına sebebiyet verebileceğini,
5. Uzaktan çalışmaya ilişkin yayınlanacak Yönetmelikteözellikle bu hususa yer verileceğini beklemekteyiz.
Yapılacak yasal düzenlemeler hem çalışanın fiziki vepsikolojik sağlığı açısından hem de işin devamlılığı ve verimi açısındanoldukça gerekli görülmektedir.
Saygılarımızla,
CONSULTA İş ve Sosyal Güvenlik
(*) Sirkülerlerimizde yapılan açıklamalar yalnızcabilgilendirme amaçlı olup, kesin işlem tesis etmeden önce uzmanlarımızdan görüşve yönlendirme alınmasını önemle tavsiye ederiz. Bu sirkülerlerin amacı tekbaşına uygulamalara yön vermek olmayıp; mükelleflerimizin risk, fırsat vedeğişiklikler hakkında güncel bilgi sahibi olmalarını sağlamaktır. Yegânekaynak olarak sirkülerlerimizdeki açıklamaların kullanılması halindedoğabilecek olası zararlardan