|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ücretli Çalışan Sayısı Nisan Ayında Yıllık %2 Arttı
|
|
|
TÜİK’in 15.06.2026 tarihli verilerine göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2026 yılı Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre %2 artarak 15 milyon 968 bin 711 kişiye ulaştı. Sektörel bazda yıllık değişim incelendiğinde, sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı %2,4 azalırken, inşaat sektöründe %6,8 ve ticaret-hizmet sektöründe %3,4 artış kaydedildi. Aylık bazda ise toplam ücretli çalışan sayısı %0,5 yükselirken, sanayi sektöründe %0,3, inşaatta %1,1 ve ticaret-hizmet sektöründe %0,5 artış gerçekleşti.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜİK Nisan 2026 Sanayi Üretim Endeksi
|
|
|
TÜİK’in 15.06.2026 tarihli verilerine göre, sanayi üretimi yıllık %6,0; sanayi üretimi aylık %3,7 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Nisan ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %2,8 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi %6,8 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %1,8 arttı.
|
|
|
|
|
|
|
TÜİK Nisan 2026 İnşaat Maliyet Endeksi
|
|
|
TÜİK’in 15.06.2026 tarihli verilerine göre, inşaat maliyet endeksi yıllık %28,58 arttı, aylık %2,73 arttı. İnşaat maliyet endeksi, 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %2,73 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre %28,58 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %3,75 arttı, işçilik endeksi %1,03 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi %27,75 arttı, işçilik endeksi %30,02 arttı.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Tecil Edilecek Kamu Alacaklarında Teminat Sınırı 10 Milyon TL’ye Yükseltildi
|
|
|
13.06.2026 Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesi kapsamında tecil edilecek kamu alacaklarında teminat aranmayan borç tutarı 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye yükseltildi.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yer Altı Maden İşletmelerine Sağlanan Devlet Desteğinde Yeni Düzenleme
|
|
|
13 Haziran 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Yer Altı Maden İşletmelerinde Meydana Gelen Maliyet Artışlarının Karşılanması Amacıyla Verilen Devlet Desteği düzenlemesinde değişiklik yapılmıştır.
Taşkömürü işletmelerinde randıman performansına göre kademeli destek katsayısı sistemi getirildi: 250 kg/yevmiye altında kalanlar 0,8, 250-500 arası 0,9, 500 ve üzeri ise 1 tam katsayıyla destek alacak. Üretime yeni başlayan ve hazırlık faaliyeti yürüten işletmeler talep ettikleri ay için desteğin tamamından yararlanabilecek.
2026-2028 dönemi için destek ödeme esaslarına göre yer altında çalışan işçi başına işverene verilecek destek:
-
Şartların sağlanması halinde, destek tutarının %50’si ödenecek.
-
İlgili ayın kömür üretimi, önceki yılın aynı ayına göre en az %10 artmışsa, ilave %50 destek daha verilecek.
-
Önceki yılın aynı ayında üretim yapılmamışsa, kıyaslama şartı aranmaksızın bu ilave %50 destek ödenecek.
-
Hazırlık faaliyetindeki yeni yer altı kömür işletmeleri için ise destek tutarının tamamı (%100) ödenecek.
-
Karardaki bazı uygulamaların sona erme tarihi 31 Aralık 2026’dan 31 Aralık 2028’e uzatıldı.
-
Karar 1 Ocak 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Consulta Yabancı Çalışma İzni Hizmetleri
|
|
|
Yabancı çalışanların Türkiye’de yasal olarak istihdam edilebilmesi için çalışma izni süreçlerinin doğru planlanması ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Consulta, uzman ekibiyle çalışma izni süreçlerini başvuru öncesinden sonuçlandırma aşamasına kadar bütüncül bir yaklaşımla yöneterek işverenlere güvenilir danışmanlık desteği sunmaktadır.
Hizmet Kapsamımız
-
Çalışma izni başvurularının hazırlanması ve yürütülmesi
-
Çalışma izni muafiyeti süreçlerinin değerlendirilmesi
-
Başvuru evraklarının mevzuata uygunluk açısından incelenmesi
-
Başvuru sürecinin takip edilmesi ve sonuçlandırılması
-
İzin uzatma ve revizyon işlemlerinin yönetilmesi
-
İlgili kamu kurumlarıyla yazışma ve süreç koordinasyonu
-
Mevzuat değişiklikleri hakkında bilgilendirme ve danışmanlık
-
İşverenlere özel uygulama desteği ve süreç yönetimi
Consulta, yabancı çalışma izni süreçlerinde mevzuata uyum, zamanında işlem yönetimi ve doğru başvuru stratejileriyle şirketlerin operasyonel yükünü azaltırken, hukuki ve idari risklerini de en aza indirmeyi hedeflemektedir.
Yabancı çalışma izni süreçlerinizi güvenle yönetmek ve uzman desteği almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Beyaz Yakalılar İçin Kariyer Tıkanması Riski Artıyor
|
|
|
ABD’de Burning Glass Institute ve New York University School of Professional Studies tarafından 1,3 milyon profesyonelin kariyer verileri üzerinde gerçekleştirilen araştırma, beyaz yakalı çalışanlar arasında “kariyer tıkanması” (career stall) riskinin giderek yaygınlaştığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, çalışanların yaklaşık dörtte biri 40 yaşına gelmeden önce en az beş yıl boyunca anlamlı bir terfi veya ücret artışı yaşamadan aynı pozisyonda kalıyor.
Kariyer tıkanması; işten ayrılma veya işsizlik gibi görünür bir durum yaratmasa da, terfi imkanlarının sınırlanması, ücret artışlarının yavaşlaması ve görev kapsamının gelişmemesi nedeniyle uzun vadede önemli bir kariyer riski oluşturuyor. Uzmanlar, bu durumun yalnızca bireysel performanstan değil, kurumların kariyer planlama ve yetenek yönetimi yaklaşımlarından da kaynaklandığını belirtiyor.
Araştırmada, kariyer gelişiminin yalnızca dikey terfilerle değil; yatay görev değişiklikleri, proje bazlı deneyimler, iç mobilite uygulamaları ve sürekli beceri geliştirme fırsatlarıyla desteklenmesinin önemine dikkat çekiliyor. Kariyerin ilk yıllarında edinilen farklı deneyimlerin, ilerleyen dönemlerde terfi ve gelir artışı üzerinde belirleyici olduğu ifade ediliyor.
Türkiye açısından değerlendirildiğinde ise ekonomik belirsizlikler, sınırlı terfi imkanları ve ücret artışlarındaki baskının, özellikle orta kademe yöneticiler ve deneyimli beyaz yakalı çalışanlar için kariyer tıkanması riskini artırdığı belirtiliyor. İnsan kaynakları uzmanları, kurumların geleceğin liderlerini yetiştirebilmek için çalışanlara esnek kariyer yolları, mentorluk programları ve beceri geliştirme fırsatları sunmasının kritik önem taşıdığını vurguluyor.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Almanya: Serbest Çalışma Statüsünde Yeni Düzenleme Tartışması
|
|
|
Almanya’da Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı (BMAS), sahte serbest çalışma (bogus self-employment) riskini azaltmak ve hukuki belirsizliği gidermek amacıyla “yeni serbest çalışma” modelini içeren bir taslak hazırladı. Taslak, serbest çalışmanın belirlenmesinde mevcut kapsamlı değerlendirme sistemi yerine daha öngörülebilir ve objektif kriterler getirmeyi hedefliyor.
Öneriye göre tarafların serbest çalışma konusunda anlaşması, faaliyetin girişimcilik özellikleri taşıması, belirli bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gibi şartların birlikte sağlanması halinde çalışma ilişkisi serbest çalışma olarak kabul edilecek ve işverenin talimat verme yetkisi veya organizasyona entegrasyon gibi mevcut kriterler dikkate alınmayacak.
Bunun karşılığında ise yeni modele dahil olan serbest çalışanlar için zorunlu emeklilik sigortası primi ödeme yükümlülüğü getiriliyor. Primlerin tamamı serbest çalışan tarafından karşılanacak, ancak kayıt ve ödeme işlemlerinden işveren sorumlu olacak.
Taslak, serbest çalışanların mali yükünün artacağı, işverenlerin sorumluluklarını azaltacağı ve aynı faaliyetin iş hukuku ile sosyal güvenlik hukuku bakımından farklı statülerde değerlendirilebilmesine yol açacağı gerekçeleriyle yoğun eleştiri alıyor. Bu nedenle düzenlemenin mevcut haliyle yasalaşmasının düşük ihtimal olduğu, Alman hükümetinin yakın zamanda yeni bir taslak hazırlayacağı belirtiliyor.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İş Gücü Piyasasında Değişen Dengeler Beyaz Yakalı İstihdamını Etkiliyor
|
|
|
İngiltere merkezli işe alım platformu Adzuna verileri, yapay zekânın beyaz yakalı iş gücü üzerindeki etkisinin somut şekilde hissedilmeye başlandığını ortaya koymaktadır.
-
Verilere göre, Londra’da finans analisti ilanları son dört yılda 350 seviyesinden yaklaşık 80’e gerileyerek %75’in üzerinde azalmıştır.
-
Ayrıca 2022 yılında toplam iş ilanlarının yaklaşık yarısını oluşturan beyaz yakalı pozisyonların payı günümüzde %25 seviyesine düşmüştür.
-
Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte bankacılık, hukuk, danışmanlık, teknoloji, pazarlama ve yaratıcı sektörlerde veri analizi, raporlama, müşteri hizmetleri, içerik üretimi ve idari süreçler gibi birçok görev otomatikleştirilmektedir. Bu durum özellikle giriş seviyesindeki (junior) pozisyonlara olan ihtiyacı azaltırken, şirketlerin daha az çalışanla daha yüksek verimlilik sağlamayı hedeflediği görülmektedir.
-
Dikkat çekilen önemli noktalardan biri, şirketlerin yapay zekâyı öncelikle üretkenliği artıran bir teknoloji olarak değil, maliyetleri azaltan bir araç olarak konumlandırmasıdır. Bu kapsamda Standard Chartered’ın yaklaşık 8 bin, HSBC’nin ise 20 bin kişilik istihdam azaltımını değerlendirdiği belirtilmektedir. Aynı zamanda kurumların geniş ekipler yerine, yapay zekâ destekli araçları kullanan daha küçük ve çok yönlü ekip yapılarına yöneldiği ifade edilmektedir.
-
Öte yandan iş gücü piyasasında çalışan profiline ilişkin beklentiler de değişmektedir. İşverenler artık tek bir alanda uzmanlaşan çalışanlar yerine, birden fazla yetkinliği bir arada barındıran, yapay zekâ araçlarını etkin kullanabilen ve farklı disiplinlerde görev alabilen çok yönlü profesyonelleri tercih etmektedir.
Uzmanlar, bu dönüşümün uzun vadeli etkilerine ilişkin önemli bir risk alanına dikkat çekmektedir. Giriş seviyesindeki işe alımların azalması, gelecekte orta ve üst kademe yöneticilerin yetişeceği insan kaynağı havuzunun daralmasına neden olabilir. Bu nedenle şirketlerin kısa vadeli maliyet avantajları ile uzun vadeli yetenek yönetimi ve liderlik gelişimi arasındaki dengeyi gözeten stratejiler geliştirmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
YASAL DÜZENLEMELER VE YARGI KARARLARI
|
|
|
|
|
|
Yargıtay: Fazla Çalışma Süresinin Yuvarlanması Günlük Değil, Haftalık Hesaplama Sonrasında Yapılır
|
|
|
Somut olayda davacının haftanın 3 günü 08.30-19.30 saatleri arası 1 saat ara dinlenme ile, 2 günü 08.30-18.00 saatleri arası 1 saat ara dinlenme ile ve cumartesi günleri de 08.30-15.00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenme ile çalıştığı kabul edilmiştir. Buna göre davacının haftanın 3 günü 1,5 saat icap nöbeti tuttuğu kabul edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapıldığı açıklanarak günlük 1,5 saatlik icap nöbetinin 1/8’inin icap nöbetinden sayılması gerektiği, 1,5 saatin 1/8’inin 11,25 dakika olduğu ancak Fazla Çalışma Yönetmeliği gereği küsuratlı sürelerin yarım ve tam saatlere yuvarlanması gerektiğinden icap tutulan günlerde en fazla 30 dakikanın çalışma süresinden sayılması gerektiği gerekçesiyle davacının haftada 3 gün 9 saat olmak üzere 27 saat, icap tutmadığı haftanın 2 günü ise günde 8,5 saat olmak üzere 17 saat çalışabileceği, cumartesi günleri de 6 saat çalışarak toplamda bir haftada 50 saat çalışması olacağı, 45 saatten mahsubu ile davacının haftada 5 saat fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Ancak İlk Derece Mahkemesince hesaplama yönetiminde hataya düşülmüştür.
Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma süreleri haftalık hesaplanır. Bu nedenle Fazla Çalışma Yönetmeliği’nin 5/2 hükmüne göre, fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sürelerinin hesabında yarım saatten az olan sürelerin yarım saat, yarım saati aşan sürelerin bir saat sayılması (yuvarlama) “haftalık” yapılan hesaplama sonrası bulunan çalışma süresi hakkındadır.
Şu hâlde davacının haftada 3 gün 08.30-18.00 saatleri arası 1 saat ara ile 8,5 saatten 25,5 saat çalışması olduğu, icapta geçen 3 günlük toplam 33,75 dakikanın da eklenmesi ile 26 saat 4,15 dakika çalışma yaptığı, icap çalışması olmayan 2 gün yapılan 17 saat çalışma ve cumartesi günü yapılan 6 saat çalışma ile toplam 49 saat 4,15 dakika çalışma yaptığı anlaşılmıştır. Haftalık toplam çalışmanın 45 saatten mahsubu ile 4 saat 4,15 dakika fazla çalışma yapıldığı ve yarım saatten az olan sürenin yarım saate yuvarlanması ile haftalık toplam 4,5 saat fazla çalışma yapıldığı tespit edilerek fazla çalışma alacağının hesaplanması yerine yazılı şekildeki hatalı hesaplama ile haftalık 5 saat fazla çalışma yapıldığının tespiti bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E: 2025/3300, K: 2025/3663, T: 22.04.2025
|
|
|
|
|
|
|
|
Danimarka’da Kısmi Süreli Çalışanların Fazla Mesai Ücreti
|
|
|
Danimarka’da verilen iki önemli tahkim kararı, kısmi süreli çalışanların fazla mesai ücretine ilişkin yerleşik uygulamanın AB Kısmi Süreli Çalışma Direktifi’ne aykırı olduğunu ortaya koydu.
-
Önceki uygulamada kısmi süreli çalışanlar, ancak tam zamanlı çalışma eşiğini aştıklarında fazla mesai ücreti alabiliyordu.
-
Kısmi süreli çalışma süresi ile tam zamanlı çalışma normu arasında kalan “ek saatler” ise yalnızca normal saat ücreti üzerinden ödeniyordu.
-
Tahkim kararları, bu uygulamanın kısmi süreli çalışanları yalnızca çalışma statüleri nedeniyle daha olumsuz bir konuma soktuğunu ve bu nedenle AB hukukuna aykırı olduğunu belirledi.
-
Buna göre ilgili toplu iş sözleşmeleri kapsamındaki kısmi süreli çalışanlar, artık bireysel olarak kararlaştırılan çalışma süresini aşan saatler için, bu saatler 37 saatin altında kalsa bile, fazla mesai zammına hak kazanabilecek.
-
Kamu sektöründe de benzer şekilde, kısmi süreli çalışanların kendi çalışma süresi ile tam zamanlı norm arasındaki saatler bakımından fazla çalışma telafisi alması gerekecek.
-
Kararlarda ayrıca, tam zamanlı çalışanların fazla mesaisi daha yüksek oranlı serbest zamanla telafi edilirken, kısmi süreli çalışanlara 1:1 oranında izin kullandırılmasının da Direktif’e aykırı olabileceği ifade edildi.
Kararların, yalnızca toplu iş sözleşmesi kapsamındaki çalışanlar için değil, toplu iş sözleşmesine tabi olmayan kısmi süreli çalışanlar bakımından da etkili olabileceği değerlendiriliyor.
|
|
|
|
|
|
GÜNÜN SORUSU VE BİLGİLERİ
|
|
|
|
|
|
|
Soru: Çalışanlar tarafından yıllık izin dışında; yakınının rahatsızlığı, kişisel işleri veya benzeri gerekçelerle ücretsiz izin talep edilmesi hâlinde, işverenin bu talepleri kabul etme zorunluluğu bulunmakta mıdır? Ayrıca, ücretsiz izin talebine dayanak oluşturan gerekçelerin belge ile ispat edilmesi talep edilebilir mi?
|
|
|
Cevap: Kanunda işçiye hak olarak tanınan iki ücretsiz izin uygulaması bulunmaktadır:
-
Analık raporunun bitiminden itibaren 6.aya kadar ücretsiz izin hakkı,
-
Yıllık izin kullanımlarında yıllık iznini ikametinden farklı bir ilde geçireceğine belgelendirmesi kaydıyla 4 güne kadar ücretsiz yol izni.
Bu iki halde çalışan talep ettiği takdirde işveren ücretsiz izin vermek zorundadır.
Bunlar dışındaki ücretsiz izin taleplerinin kabul edilip edilmemesi ise işverenin inisiyatifindedir. Mazerete ilişkin belge talep edilip kabul edileceği gibi bu talepler geri de çevrilebilir. Tamamen işyeri uygulaması ve işverenin inisiyatifine bağlı bir durumdur.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Fiili Hizmet Süresi Zammı
Fiili hizmet süresi zammı (FHSZ), ağır ve yıpratıcı işlerde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına eklenen ve halk arasında “yıpranma hakkı” olarak bilinen ilave süredir. FHSZ, ağır, tehlikeli ve yıpratıcı işlerde çalışan sigortalıların maruz kaldıkları risklerin telafisi amacıyla uygulanan bir sosyal güvenlik düzenlemesidir. Bu uygulama kapsamında sigortalıların prim ödeme gün sayılarına ilave süre eklenmekte ve belirli şartların sağlanması halinde emeklilik yaşında indirim imkânı sağlanmaktadır.
Uygulamanın hukuki dayanağını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 40. maddesi ile Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik oluşturmaktadır.
Kimler Yararlanabilir?
Fiili hizmet süresi zammından;
-
5510 sayılı Kanun’un 4/1-a kapsamında çalışan işçiler,
-
5510 sayılı Kanun’un 4/1-c kapsamında görev yapan kamu görevlileri yararlanabilmektedir.
Buna karşılık Bağ-Kur kapsamında kendi adına ve hesabına çalışanlar ile tarım Bağ-Kur ve tarım sigortalıları fiili hizmet süresi zammı uygulaması kapsamında değildir.
Fiili Hizmet Süresi Nasıl Hesaplanır?
Kanunda belirtilen işlerde geçen her 360 günlük çalışma için sigortalının prim gününe;
-
60 gün ilave edilen işlerde: Çalışılan gün × 60/360
-
90 gün ilave edilen işlerde: Çalışılan gün × 90/360
-
180 gün ilave edilen işlerde: Çalışılan gün × 180/360
oranında fiili hizmet süresi zammı eklenmektedir. 360 günden eksik çalışmalar ise orantılı olarak hesaplanmaktadır.
Fiili Hizmet Süresi Zammı Kapsamındaki Başlıca İşler
|
İş / İşyeri
|
Eklenecek Süre
|
|
Kurşun ve arsenik işleri
|
60 gün
|
|
Cam fabrika ve atölyeleri
|
60 gün
|
|
Cıva üretimi sanayii
|
90 gün
|
|
Çimento fabrikaları
|
60 gün
|
|
Kok fabrikaları ve termik santraller
|
60 gün
|
|
Alüminyum fabrikaları
|
60 gün
|
|
Demir ve çelik fabrikaları
|
90 gün
|
|
Döküm fabrikaları
|
60 gün
|
|
Asit üretimi yapan fabrika ve atölyeler
|
90 gün
|
|
Yeraltı işleri (maden, tünel vb.)
|
180 gün
|
|
Radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işler
|
90 gün
|
|
Su altında 20-35 metre derinlikte veya basınçlı hava altında yapılan işler
|
60 gün
|
|
Su altında 35-40 metre derinlikte yapılan işler ve dalgıçlık
|
90 gün
|
|
İtfaiye ve yangın söndürme işleri
|
60 gün
|
|
İnsan sağlığına ilişkin koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde çalışan sağlık meslek mensupları
|
60 gün
|
Değerlendirme
Fiili hizmet süresi zammı uygulamasından yararlanılabilmesi için yalnızca ilgili işyerinde çalışmak yeterli olmayıp, sigortalının fiilen bu işlerde çalışması ve işin risklerine maruz kalması gerekmektedir. Bu nedenle her somut olayın işin niteliği ve çalışma koşulları dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|